Mckinsey, Türkiye'ye Neden Davet Edildi, Anlaşma Nasıl Rafa Kalktı?

MCKİNSEY, TÜRKİYE'YE NEDEN DAVET EDİLDİ, ANLAŞMA NASIL RAFA KALKTI?

Yeni Ekonomi Programı kapsamında ABD merkezli danışmanlık şirketi McKinsey'den hizmet alınması planlanıyordu. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan McKinsey'den danışmanlık alınmayacağını açıkladı. Peki McKinsey Türkiye'ye neden davet edildi, anlaşma n

Tarih : 08 Ekim 2018, 14:30
Puan Ver : Mckinsey, Türkiye'ye Neden Davet Edildi, Anlaşma Nasıl Rafa Kalktı?(7/10)3

Kamu maliyesine yönelik tasarruf ve gelir önlemlerinin etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi amacıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda kurulacak olan Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi'nin çalışma yöntemleri için ABD yönetim ve danışmanlık şirketi McKinsey'den danışmanlık alınması son dönemin ana gündem maddesiydi. Enflasyonun yüksek çıkması gündemi değiştirince danışmanlık konusu biraz gerilere düştü. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın McKinsey'den danışmanlık alınmayacağı açıklaması bir kez daha bu kuruluşu gündemin başköşesine çekti.

YABANCILAR TARAFSIZ BİR GÖRÜŞE İHTİYAÇ DUYUYOR

Son aylarda sendikasyon kredilerini yenilemekte zorlanan bankalara bu sendikasyonları yapacak olan yabancı banka ve finans kuruluşlarının, Türkiye'nin IMF ile bir program içine girmesini önerdikleri biliniyor. Anlaşılan o ki yabancı banka ve finans kuruluşları bizden giden bilgilere ve verilere güvenmiyor, tarafsız bir görüşe ihtiyaç duyuyor ve IMF'yi bu bilgi ve veriler için bir çeşit gözetim mercii olarak işin başında görmek istiyor. Ne var ki bu söylendiği kadar kolay bir yol değil. Kolay olmamasının iki nedeni var. İlk olarak hükümet böyle bir öneriyi kabul etmiyor. Hükümetin bunu kabul etmemesinin altında geçmişte yapılan açıklamalar yatıyor.

TEKRAR IMF'YE BAŞVURULMASI BAŞARININ SONA ERDİĞİ İMAJINI YARATABİLİR

Hükümet yetkilileri, yıllarca, IMF ile düzenlemeden çıkılmasını ekonomi yönetimindeki başarının bir kanıtı olarak anlattılar. IMF'den çıkılması bir yana, IMF'ye borç verme aşamasına gelindiğini ifade ettiler. Yeniden IMF'ye başvurulması bu başarının bitmiş olduğu imajını yaratabileceği için bu yola gidilmesi bu aşamada pek mümkün görünmüyor.

İkinci olarak da IMF ile bir düzenleme içine girilmesi artık sadece bizim isteğimize bağlı bir seçenek değil.Çünkü ABD yönetimi, geçtiğimiz ay, Kongreden geçirdiği bir yasa ile IMF gibi uluslararası kuruluşların Türkiye'ye mali destek vermesini yasakladı.

Aslında ABD'nin böyle bir hakkı yok. Bu yasal düzenleme sadece ABD'nin IMF İcra Direktörleri Kurulunda oy kullanacak olan temsilcisini bağlar.

IMF'de bir ülkeye destek verilip verilmemesini kararlaştıran icra direktörleri kurulunda ABD'nin oyu 24 oydan biridir.O nedenle ABD'nin tek başına Türkiye'yi engelleme imkanı bulunmuyor.

IMF BU AŞAMADA BİR SEÇENEK OLUŞTURMUYOR

Buna karşılık ABD'nin Türkiye'ye destek verilmesine karşı çıkması diğer bazı icra direktörlerinin de muhalif kalmasına ve Türkiye'nin IMF ile bir düzenlemeye girmesinin engellenmesine yol açabilir.

ABD, yüzde 16,5 pay ile IMF'de en yüksek kotaya sahip ülke konumunda bulunduğu için 2019'da tamamlanacak kota artışını onaylamaması IMF'yi madden güç duruma düşürebilir. Diğer icra direktörleri ister istemez ABD'li icra direktörünün etkisinde kalabilir.

Bu iki nedenle IMF ile bir işbirliğine girilmesi Türkiye açısından bu aşamada bir seçenek oluşturmuyor.

YABANCI YATIRIMCIYA GÜVEN AŞILAMAK

457 milyar dolar dış borcu, bir yıl içinde çevirmesi gereken yaklaşık 230 milyar dolarlık dış yükümlülüğü bulunan Türkiye'nin dış finansmana erişim için aradığı çözümün yeni kurulacak birim için alınacak danışmanlık meselesiyle gündeme gelmiş olduğu anlaşılıyor.

Yabancı banka ve finans kuruluşlarının beklentisi hükümete danışmanlık yapması konusunda anlaşmaya varılan McKinsey şirketinin bir yandan da dolaylı olarak, kendilerine verilecek raporlarda yer alacak bilgilere ve verilere göz kulak olmasıydı.

Yabancıların bu beklentisine karşılık verecek açık ya da zımni bir düzenleme var mı bilinmiyor ama borç verecek olanların beklentisinin bu olduğu anlaşılıyor.

Ne var ki işler tam bu aşamadayken Cumhurbaşkanı'nın açıklaması gelince McKinsey'in danışmanlık meselesi karıştı.

MCKINSEY PİYASALARA NASIL YANSIR?

Bu durumda McKinsey'den danışmanlık alınıp alınmayacağı, alınmayacaksa kendilerine para ödenip ödenmeyeceği bilinmeyen konular arasına girdi.

Eskiden bu görevleri Devlet Planlama Teşkilatı uzmanları yapar, Hazine, Maliye ve Merkez Bankası'nın elemanları da onlara yardım ederdi. Bu elemanların hepsi bir yerlere dağıtılmadığına göre onlardan bir ekip oluşturmak yerine yabancı bir danışman tutulmasının tek gerekçesi bizim elemanların yazacaklarına yabancıların güvenmemesi olabilir.

McKinsey'in gönderilmesi çağırılmasından daha da tuhaf bir durum yaratıyor. Çünkü 10 gün arayla aynı konuda aynı hükümet iki farklı karar almış oluyor. Bu çelişkili durumun risk artışına yol açacağı çok açık. Büyük olasılıkla bu açıklamaların ardından TL değer kaybedecek, Türkiye'nin risklerini gösteren CDS primi yükselecek.

Riskleri düşürmesi umuduyla davet edilen McKinsey'in risk artışına yol açarak gidiyor olması başlı başına tuhaf bir durum.

DIŞ BORÇLAR O KADAR YÜKSEK DEĞİL

Türkiye'nin dış borçları o kadar yüksek değil. Bu alandaki asıl sorun bir yıl içinde çevrilmesi gereken dış yükümlülük miktarının yüksekliği (yaklaşık 230 milyar dolar). 2019'da Fed'in 3 kez daha faiz artıracağı ve piyasadan 600 milyar dolar daha çekeceği dikkate alındığında bu büyük tutar bu tür çelişkilerle birleştiğinde dış kreditörlerin Türkiye'ye sıcak bakmalarının önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Dış borçlanma belirli bir noktayı geçince bağımsızlık sorunları yaratmaya başlar.

OSMANLI'NIN SON 200 YILI FİNANSAL DERSLE DOLUYDU

Osmanlı İmparatorluğu'ndan devir alınan dış borçları ödemek zorunda kalan Cumhuriyet'in ilk kuşaklarının dış borçlanmadan uzak durmasının, hızlı büyümeden çok yerel olanaklarla büyümeyi tercih etmesinin nedeni asıl olarak buydu. Osmanlı tarihi sadece kılıç kalkandan, fetihlerden, saraydaki ihtişamdan ibaret değildir. İmparatorluğun özellikle son 200 yılı çok sayıda finansal dersle doludur. Ertuğrul'un, Kanuni'nin, Abdülhamid'in dizilerinin yanında Tarhuncu Ahmet Paşa'nın başına gelenler de televizyon dizisi yapılsaydı belki bu derslerden yararlanmak mümkün olurdu.

 

 

 

 

 

 

Kaynak: haberinburada



Etiketler: Mckinsey  Türkiye  Ye  Neden  Davet  Edildi  Anlaşma  Nasıl  Rafa  Kalktı    haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER